ELMAS YÜZÜK

19/10/2007 · Kategori: guncel

ELMAS YÜZÜK

Elma ve elmas, iki kelime. Birinin sonunda “s” var, diğeri, yani , elmanın sonundaki “s“ kocaya kaçmış. Birisi vücuda yararlı, öbürü hem vücuda, hem ruha, hem de gön’le yararlı. Nedense bütün bayanlar, şu kocaya kaçmış “s” den oluşan, o mücevhere bayılırlar. Ama hepsi. Ya kardeşim, biraz da elma yiyin.

Bir bayan sizden elmas yüzük talep ediyor. Sizin cevabınız, ilkin şöyle olabilir: - Şu elmasın sonundaki “s” yi atsak. Ve o kelime, dört harften ibaret kalsa. Ve bende o elma’slardan sana kilolarca alsam olmaz mı? Hem de çok fazla çeşidi var. Sarısı var, yeşili var, kırmızısı var . (Sanki “elmas”ın çeşidi yokmuş gibi) Hele birde Amasya elma’s-ı var ki, o da olmadı, yer elma’s-ı var, tadlarına doyum olmaz. (Sakın bunları denemeyin kimse bu elmayı yemez) Fakat eninde sonunda diyeceğiniz şu olur : - Yine de hiçbir “elmas” senden daha değerli değildir, alırız, dersiniz ve oturursunuz. (Bunu dedikten sonra, artık mutlaka almak zorundasınızdır.)

Düşünsenize, Allah’tan ayvas diye bir mücevher yok. Belki vardır ama ben hiç duymadım. Olsa da büyük ihtimalle elmas’tan daha değerli bir şey olurdu herhalde. Ve siz de ayvas’taki “s” yi atıp, hiç kimseye o ayvayı yediremezdiniz. Sonunda yine , o ayvayı yiyecek siz olurdunuz. Elma örneğinde olduğu gibi.

Aslında bu ayvayı yeme alışkanlığı çok eskilerden günümüze kadar gelmiş. Eski Mısır’da, Firavun’un işgüzar hanımlarından birisi, sol yüzük parmağına, -şimdiki evlilik yüzüğü parmağına- bir mücevher takıyor. Takmasının da sebebi, bütün parmaklar arasında, sol yüzük parmağındaki damarların, direkt kalbe gidiyor olması. ( O zamanlarda, tıp konusunda bu adamların ileri seviyede olduğunu unutmamak lazım) İşte bu ayvayı yiyenle, ayvayı yediren arkadaşı, bizzat Mısır’a gittiğimde görmek nasip oldu. Ayvayı yiyen arkadaş, mumyalanmıştı. Hayır, dedim, kendi kendime. Ben mumyalanmak istemiyorum. Öbür ayvayı yediren arkadaşın ise her yerde heykeli vardı. Hem de, mumyasında dahi, parmağındaki yüzüğünü çıkarmamıştı. Ne kadar gösteriş meraklısı bir kadın dedim. Beşbin yıl sonrasını bile düşünerek, herkese caka satıyor.

Şaka bir yana, işte bir harf veya bir kelime, taşıdığı mana maksadıyla, insanın ruhunu, bedenini ve hatta yaşam tarzını dahi, nasıl değiştiriyor. Birisi meyve, diğeri mücevher.

Elmas, üstüne üstlük dünyadaki en pahalı yakacak. (Sakın evinizde denemeye kalkmayın, size bayağı pahalıya patlar) Elmas, kömürün bir nevi değerlenmiş hali. Odunun da değerlenmiş hali, kağıt gibi geliyor bana ama, hiçbir bayan sizden, parmağına takmak için kağıt talep etmez.

Siz en iyisi, odunu ve kömürü yakın. Kağıdı da en güzel yazılarınızı yazmak için kullanın. Elması da, sevdiğiniz ve saydığınız, en güzel parmaklara takın.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »